22 Tem 2014

TRT ELBAŞOĞLU CAMİSİNDE , BELGESEL ÇEKIYOR

 

 Ahşap Camiler adlı belgesel program TRT HD Ve TRT BELGESEL kanallarında yayınlandıktan sonra diğer kanallara servis edilecek.

3 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ SAAT 20.30 DA ZİLE KAPALI SPOR SALONUNDADAKİ ETKİNLİĞE TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR


Hosted on Fotki

 KANAL 7 DE PROGRAM YAPAN İLAHİYATÇI YAZAR HEMŞEHRİMİZ SAYIN ÖMER DÖNGELOĞLU, TRT 1 DE PROGRAM YAPAN İLAHİYATÇI YAZAR SAYIN DURSUN ALİ ERZİNCANLI 3 AĞUSTOS PAZAR GÜNÜ SAAT 20.30 DA ZİLE KAPALI SPOR SALONUNDA, ZİLE BELEDİYESİ VE GENÇLİK MERKEZİNİN DÜZENLEDİĞİ " ANADOLU'DA SEVGİ VE KARDEŞLİK" İSİMLİ PROGRAMA KATILACAKLAR. TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR...

ZİLE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜNE ATANAN MURAT KÜÇÜKALİ NİN BELEDİYEYİ ZİYARETİ

 

21 Tem 2014

Turhal Yolundan ,Kireçli köyü

 

ZİLE TSO ZİLEDE İHTİYAC SAHİPLERİNE GIDA YARDIM PAKETLERİ DAĞITIMI YAPILMIŞTIR

 


Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin ihtiyaç sahiplerine her yıl olduğu gibi 2014 yılında da yoksul ve muhtaç ailelere ayni olarak dağıtılmak üzere aktarılan kaynağı; Odamız tarafından ilçemizde bulunan yoksul ve muhtaç ailelere ulaştırılmak üzere muhtelif gıda yardım malzemelerinin bulunduğu paket hazırlatılarak ihtiyaç sahiplerine dağıtılmıştır. Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü SARGIN’ ın yaptığı açıklamada; İhtiyaç sahibi ailelere bir nebze olsun destek olmak adına Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) uzun yıllardır geleneksel olarak sürdürdüğü gıda yardımlarının ihtiyaç sahiplerine ulaşması noktasında aracı olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek; Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Sayın M.Rifat HİSARCIKLIOĞLU olmak üzere bu anlamlı yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.

19 Tem 2014

GELENEKSEL ÇAYMAHALLE,GALATA SOKAĞI İFTAR YEMEĞİ

 
Hosted on Fotki
Çaymahalle sakinleri ,Her sene Ramazanda gelenekselleşen İftar yemeğini,bu sefer Galata Sokağında ikram ettiler.

Zile Ticaret ve Sanayi Odasının GeleceğeYönelik Yol Haritası

STRATEJİK PLAN ÇALIŞMALARI İÇİN SWOT ANALİZ İÇ PAYDAŞ ÇALIŞTAYI YAPILDI
 Zile Ticaret ve Sanayi Odası Haziran ayı Olağan Meclis toplantısı Meclis Başkanı Sami SOLMAZ’ ın Başkanlığında Odamız toplantı salonunda yapıldı.

Meclis Üyeleri, Yönetim Kurulu Üyeleri, Disiplin Kurulu Üyeleri, Meslek Komiteleri Üyeleri, ve Oda Personeli katıldığı çalıştayda paydaş analizi, vizyon ve misyon, SWOT Analizi ve strateji geliştirme başlıkları altında çalışmalar yapıldı.

Yönetim Kurulu Başkanımız Şükrü SARGIN, Haziran ayı faaliyetleri hakkında meclis üyelerine bilgi verdi ve Odamızın ‘Akredite Oda’ olmanın gerekliliklerinden olan 4 yıllık stratejik planını belirleyebilmek için ilk adım olan iç paydaş çalıştayı düzenledi.

Sayın Başkan SARGIN “Geçerli ve uygulanabilir bir stratejik plan hazırlanması için en önemli şart katılımcı olmak."

Salondaki bilgi, tecrübe ve birikimini, böylesine güçlü bir katılımın olması önümüzdeki dönemin yol haritası olacağı ifade eden Sayın SARGIN toplantının özellikle ileriye yönelik İç Paydaş Çalıştayının Zile Ticaret ve Sanayi Odasının geleceğe yönelik yol haritasını çıkarak stratejik plan çalışmalarının ilk basamağı oluşturulmuş olup;

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği öncülüğünde çalışmalarına başladığı akreditasyon yolculuğu, Oda yönetimin üyelerin menfaatini ve kamunun yararını gözeterek belirlenecek hedeflerle odayı yönetişim kavramı ile yönetmelerinin yanında, stratejik planlama ile de geleceği “bilgiyi” kullanarak tahmin etmek veya geleceği tahmin ederek buna göre nasıl hareket edileceğini şimdiden düşünmeyi sağlayacak. Olması Zile Ticaret ve Sanayi Odasının Çalıştay’ dan gelen geri bildirimleri raporlayarak yol haritasını oluşturacak olması bizlere bir artı sağlayacaktır dedi.
  
Hosted on  Zile Ticaret ve Sanayi Odası

18 Tem 2014

Zile Osmanlı Kuruyemiş , Şekerleme

 

Gün Batımında Zile

 

Gün Batımından Az Sonra Zile

 

Kış Mevsiminde Zile

 

Zile Bağları Çakırkaya Yolu

 
 

Bayır Köy Sırtlarından Zile

Bir Başka Açıdan Hacıboz Köprüsü Resimi

 

Çadır Köprü (Zile İstasyon Mahallesi)

 

Ömer Obut,Rabbim Rahmet eylesin

 

ZİLE EMLAK KREDİ BANKASI PERSONELİ

 

16 Tem 2014

MİLLİ MÜCADELE YILLARI VE HEMEN SONRASINDA ZİLE VE ÇEVRESİNDE ASAYİŞ OLAYLARI "Hadi BELGE"

 
1800 YILLARINDA ZİLE
     
          İçerisinde yaşadığımız şehrin tarihi, o şehrin sakinleri olarak bizlerin ortak hafızasıdır. Bu yazımızda hafızamızdan bazı kareleri ve bazı kişileri hatırlayacağız. Kişileri ve olayları tekrar yad ederken amacımız, onları tarih sahnesi önünde yeniden yargılamak değil, fakat şehirlerimizin tarihini doğru anlamamıza yardımcı olacak şeyleri hatırlamak ve ibret almak üzere bunları ortaya koymaktır.

          I. Dünya Savaşı sona erdiğinde ülkenin her köşesinde savaşın izlerini görmek mümkündü. İmzalanan ateşkes ile silah ve cephane teslim edilmiş, ordu dağıtılmıştı. Evlerine dönen askerler memleketlerini harap, ailelerini ise perişan halde bulmuşlardı. Her tarafta açlık ve sefalet hakimdi.

          İmzalanan ateşkes, bu çileyi bitirmemiş aksine düşmanın Anadolu’nun iç kısımlarına kadar işgal alanlarını genişletmelerine vesile olmuştu. İşgal altındaki bölgelerde düşman zulmü vardı, iç kesimlerde ise işgallere karşı direnmeye çalışan ve otoriteyi ele almaya çalışan bir milli mücadele hareketi başlamıştı.

          Ordunun terhis edilmesi, uzun süren ve sonu gelmeyen askerlikler, asker kaçaklarının çoğalması, hemen her yerde soyguncu takımının peyda olması, ülkede genel bir asayişsizliğe yol açmıştı. [1] Zile’nin de yer aldığı iç kesimlerde, gerek İtilaf Devletlerinin bulundurduğu müfreze ve kontrol heyetlerinin varlığı gerek Rum ve Ermeni çetelerinin yer yer faaliyetleri bölge halkının huzurunu haklı olarak kaçırmıştı.

           İstanbul Hükümeti’nin davranışı ve bazı idarecilerin yanlış tutumları da bu huzursuzluk ve güvensizliğin artmasına yol açmıştı.[2]
           Devrin insanının zihni oldukça karışıktı. Zira ülkede iki başlılık vardı. O devri yaşayan insanlar padişah ve halifeye bağlılık ile yeni kurulan TBMM Hükümeti’nin temsil ettiği milli mücadelecilere katılmak arasında bir seçim yapmak durumunda kalmışlardı. Zile’de de durum farklı değildi. Zile’deki milli mücadele taraftarlarının gizli ev toplantılarındaki tartışmaları bu iki başlılığın toplumda nasıl karşılık bulduğunu açıkça göstermekteydi.[3].
           Milli mücadelecilerin yapmak istedikleri ve bunlara yapmaya ne derece muktedir olduğu halka ne kadar anlatılabilmişti ? Milli mücadele ile ilgili yayınlar devrin kısıtlı imkanları çerçevesinde ancak belirli ölçülerde taşra ahalisine ulaştırılabilmişti. Zaten bu yayınlardan da ancak okuma yazma bilenler faydalanabilmişti.

           Diğer taraftan kuva-i milliyecilerin gizli ev toplantıları, ancak belirli sayıdaki insanın şuurlanmasına vesile olmuştu. Elbette ki; bu faaliyetlerin nüfuz edemediği yerlerdeki masum halk Çapanoğlu, Postacı Nazım gibi, devlet ile hesabı olan ya da kendi menfaatlerinin peşinde olan kişilerin tahrikleri ile baş başa kalmışlardı.
İşte bütün bu nedenler Yenihan’da (Yıldızeli) başlayan bir isyanın Zile’ye sıçramasına ve burayı etkisi altına almasına neden olmuştur. İsyanın yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da yankısı olmuştur.
           Amerika’da çıkan The Times Gazetesi’nin bir sayısında Zile isyanı haber yapılmıştır.
“Türkiye’den Kemal’e Baskı” başlıklı gazete haberine göre; “...merkezi hükümet ,Mustafa Kemal’i ve onun akımını kontrol altına almak için bir şans yakalamıştır. Aralarında Mareşal Abdullah Paşa ve Zeki Paşa ile Pertev Paşa’nın bulunduğu bir ekibin bir askeri harekat hazırlığı içinde oldukları hatta hükümetin bazı Kürt liderler ve asıl önemlisi Kazım Karabekir Paşa ile anlaşmış olduğu hatta K. Karabekir Paşa’nın 12 bin kişilik muntazam bir kuvvet ile batı yönünde harekete geçtiği...”söylenmektedir.
Gazete haberine göre; M. Kemal ile Padişah ve onun emrindekiler arasında müthiş bir hakimiyet mücadelesi ve otorite çatışması vardır. İşte tam bu dönemde ortaya çıkan Zile İsyanı’nın bastırılması bu nedenle hayati bir önem kazanmıştır.
           Haberin devamında; 
“…isyan, Tokat’a kadar yayılmış ve orada bastırılmıştır. Tokat’ta pek çok ev yanmış ve çevre köyler isyandan etkilenmiştir. Zile’nin kendisi ise topçu bombardımanını takip eden yangın ile adeta silinmiştir. Ağır can kaybı vardır...[4]”

Hemen şunu belirtelim ki tarihçilikte gazete haberleri asli belgelerden sayılmaz. Çünkü, fazlaca yorum ve mübalağa içerir. Ancak, anlaşılan o dur ki; haberde kastedilen otorite çatışması isyanın bastırılmasındaki üslubu sertleştirmiştir.
Cahit Külebi, “İçi Sevda Dolu Yolculuk” adlı hatıratında Zile isyanı sırasında çocuk yüreği ile şahit olduğu olayları şöyle anlatıyor:


“Sokaklar bomboştu. Hükümet daireleri, dükkânlar, iş yerleri kapanmış, herkes evine çekilmişti. Babam gecelik entarisiyle makatta oturuyordu. Camdan bakarken zayıf, kısa boylu, telaşla yürüyen birine seslendi. ‘Ne o Mehmet hayrola, ne yapıyorsun?’ Adam yürümesini sürdürürken, ‘Beyim, devlete yaptığımız hizmetlerin bir faydasını görmedik. Bundan sonrasına Allah kerim, inşallah hayırlısı neyse o olur’ diye yanıtladı.


Bu telaşlı çelimsiz herif, Kedici Mehmet Efendi adlı eski bir jandarma onbaşısıydı. Kurtuluş Savaşı sırasında, şeriat adına Zile İsyanı’nı başlatmıştı.”
[5]
Külebi, isyanın bastırılıp Zile’de asayişin sağlanmaya çalışıldığı o nazik anlar için bakın nasıl bir manzara çiziyor: “Hükümet konağına dikey, iki yanında sıra sıra ağaçlı yoldan dörtnala at süren askerleri gördüm. İstiklâl Mahkemesi geliyor dediler. Dörtnala gelen askerleri İstiklâl Mahkemesi sanmıştım. Birkaç gün sonra da yolun iki yanındaki ağaçlara suçluları astılar. Sandığıma göre, asılanlar arasında Aynacı Oğulları adıyla çevrede yapmadık kötülük bırakmayan ve Zile İsyanı’na katılanlar da vardı. Evden bırakmadılar. Dallarda sallanan çetecileri göremedim.”[6]
Gerçekten de 1917 doğumlu olan Cahit Külebi, Zile ayaklanmasının yaşandığı dönemde henüz 3-4 yaşlarında idi. Bu derece küçük olan bir çocuğun tabi ki yaşanan olaylar ile ilgili sağlıklı gözlem yapmasını ya da hadiseleri doğru analiz etmesini bekleyemeyiz. Zaten Külebi’nin kendisi de bunu;

“Zile’de çok küçüktüm. Anlatacaklarımdan çoğu aile içi konuşmalardan, birkaçı ise çarpıcılığı ile bir anlık saptamalardan oluşuyor.”


Belgeye göre ; “Uzun zamandan beru Tokat ve Amasya ahalisine tehdit ve bir çok vaka-i cinaiyye ihdas eylemek suretiyle huzur ve sükunu ihlale matuf harekatta bulundukları anlaşılan Zileli Kel Bekir ile refiki Hamdi’nin Takrir-i Sükun Kanunu mucibince İstiklal Mahkemesi’ne tevdisi…”
uygun görülmüştür.
Başvekalet özel kalemi tarafından “Kararname” başlığı ile hazırlanan belgede Gazi Mustafa Kemal ve İsmet Paşa’nın da imzaları bulunmaktadır.[12] 14 Şubat 1926 tarihli belgeye göre Kel Bekir’in sadece Zile’de değil Tokat ve Amasya’yı da içine alan geniş bir alanda faaliyet gösterdiği ve aynı zamanda Hamdi isimli bir arkadaşının olduğu anlaşılmaktadır.
Bölgede eşkıyalık yapanlar ile ilgili tarihi kayıtlar, eşkıyaların belli bir bölgeye odaklanmak yerine daha geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdikleri ile ilgili tezi doğrular niteliktedir. Bu strateji onlara güvenlikleri ile ilgili imkanlar sağlıyor olmalıdır. Söz gelimi I:Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki yıllarda Yunus isimli bir şahsın Çorum, Yozgat ve Zile çevrelerinde bu faaliyetleri yürüttüğü, yine Çorum’da eşkıyalar ile yapılan çatışmada silahı ile birlikte ele geçirilen Mehmet oğlu Şükrü’nün Zile’nin Cirözü Köyü’ne mensup bir eşkıya olduğu anlaşılmıştır.[13]
Anadolu’da eşkıyalığın evveliyatı Osmanlı’ya kadar uzanır. Bazen aynı amaç etrafında toplanan eşkıyalar bir araya gelerek bir çete teşkil etmişlerdir. Osmanlı’nın bilhassa son dönemlerindeki eşkıyalık faaliyetleri “levent eşkıyalığı” ve “aşiret eşkıyalığı” gibi isimler almıştır. Yani eşkıyalık, bireysel yapılabildiği gibi toplu olarak da yapılmıştır.[14] Çete oluştuğunda faaliyetin boyutları büyümüş, köylere baskın verilmiştir. Aslında bölge, çete faaliyetlerine yabancı değildir. 1915 yılında Ermeni çeteleri Tokat ve Zile yakınlarındaki köyleri basarak ahaliyi katletmişlerdi. [15] Arşivlerdeki belgeler, Cumhuriyet döneminde de buna benzer hadiselerin yaşandığını göstermektedir.
Nitekim;“ Müsellahan (silahlı) ve müctemian (toplu olarak) Zile Kazası’nın Bayır Karyesi’ni (köyünü) basan bu suretle memleketin huzur ve sükununu ihlal eyleyen, Tokat’ın Karni Karyesi’nden Mustafa oğlu Osman ile Karacaviran Karyesi’(nden) Hasan oğlu asker firarisi Mehmet ve Ayazma Karyesi’nden Musa’nın Takrir-i Sükun Kanunu’na tevfikan Ankara İstiklal Mahkemesi’ne tevdileri…” karar kılınmış ve yine Gazi Mustafa Kemal, 14 Ekim 1925 tarihli bu kararı reisicumhur sıfatı ile imzalamıştır.[16]
Tabi ki; Zile’de yaşanan asayiş olaylarının tümü sadece eşkıyalık dairesinde değildir. Sıradan cinayet vakaları da yaşanmıştır. Maalesef, devlet otoritesinin yeterince tesis edilememiş olmasından masum insanlar zarar görmüştür. Hatta, başka bir ülkenin vatandaşı olarak, ilmi bir araştırma yapmak üzere gelen kişiler de bu otorite boşluğundan etkilenmişlerdir. Sezar’ın yaptığı savaş (Zela Savaşı) ile alakalı bir araştırma için Zile’ye gelen albay emeklisi ve Macar asıllı “Vayt” bunlardan biridir. Vayt ; 4 Eylül 1341 (M.1925) tarihinde Zile’de Belediye dairesinin misafirhanesine yerleşerek ilmi araştırmalarına başlamıştır. “…üç gün kadar kasabanın cenup (güney) ve şimal (kuzey) taraflarında tedkikat ifa ve akşamları dairesine avdet ederken 5 Eylül 341 den sonra avdet etmemesi belediye reisinin nazar-ı dikkatini celb etmiş…” yapılan araştırma neticesinde Macar subayının Saraç Köyü yakınlarındaki Karakoç mevkiinde araştırma yaparken karşılaştığı iki kişi tarafından öldürüldüğü anlaşılmıştır.[17]
Firarilerin ve eşkıyaların en önemli geçim kaynakları soygunlardır. Soygunlar, bağlık- bahçelik alanlar, izbe yollar gibi güvenliğin az olduğu yerlerde basit şekilde yapılabildiği gibi daha planlı ve teşkilatlı olarak kurumlara yönelik de yapılabilir. Daha önce de ifade ettiğimiz gibi otorite boşluğu bu tür eylemler için uygun bir zemin oluşturmaktadır. Zile-Yenihan İsyanı’nın böyle bir faaliyete imkan sağladığı görülmektedir. İsyanın meydana getirdiği sarsıntı sırasında bir grup asi ya da eşkıya Sivas postasının yolunu keserek kıymetli eşyaları ve önemli bir miktar parayı gasp etmişlerdir.
Rumi 1335’te yaşanan bu hadiseden pek çok insan mağdur olmuştur. Öyle ki;“…335 senesinde Zile-Yenihan hadise-i isyaniyesi esnasında Sivas postasından gasp olunan üç bin küsur liralık, eşhasa(şahıslara) ait emanete mukabil alınan on beş bin küsur lira kadar mühim bir meblağ gasıplardan idare-i tahsil ile Tokat mal sandığına teslim edilmiş…” ve hadisenin ahaliye açmış olduğu zarar isyandan ancak bir kaç yıl sonra ve Sivas Mebusu Ziya Bey’in çabaları ile telafi edilebilmiştir.[18]
Devlete karşı isyan eden ya da asayişi bozan şahıslar İstiklal Mahkemeleri’nde yargılanarak cezalandırıldıkları gibi isyanların bastırılmasında, savaşlarda veya kamu hizmetlerinde faydası dokunmuş kişiler de İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmişlerdir. 29 Ağustos 1922’de toplanan dönemin İcra Vekilleri Heyeti (Bakanlar Kurulu) böyle bir konuyu gündeme almıştır. Buna göre; “ Halen 67. Alay yaverliğinde müstahdem Piyade mülazım-ı evveli (üstteğmen) Hüseyin Rahmi Efendi Bin. Mehmet’in, Zile ve Tokat havalisindeki usat (asiler) ile vuku‘ bulan müsadematta (çarpışmalarda) ve Dumlupınar ve civarındaki muharebatta hüsn-i hizmet ve yararlığı meşhud etmesinden naşi istiklal madalyası ile…”taltif edilmesine karar verilmiştir.[19]Görüldüğü üzere; eşkıyalık faaliyeti ve asayişsizlik sadece Zile’nin değil devletin genel bir sorunudur. Olayların arkasında dünya savaşı öncesi ve sonrasındaki otorite boşluğu yatmaktadır. Aynı otoritesizlik Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişteki değişim sırasında hatta Cumhuriyetin ilk yıllarında da devam etmiştir. Anadolu’nun her köşesi bu menfi hadiselerin etkisi altında kalmıştır. Zile ise Anadolu’daki her belde kadar bu otorite boşluğundan etkilenmiş aynı mantıkla her belde kadar İstiklal mücadelesine ve hemen sonrasındaki cumhuriyetin kurulması çalışmalarına destek vermiştir.


[1] Ali İhsan Gencer- Sabahattin Özel, Türk İnkılap Tarihi, İstanbul, Der Yay., 10. Bs., 2005, s.131
[2] Komisyon, Türk İstiklal Harbi: İç Ayaklanmalar, VI. Cilt, s.110
[3] Orhan Yılmaz, Zile İsyanı, ünyezile.com/Makaleler
[4] The Times, 20 July 1920 /20 Temmuz 1920, s.11
[5] Elif Kap, Cahit Külebi’nin Şiirlerinde Sosyal Problemler, Basılmamış Yüksek Lisans Tezi, Doğu Akdeniz Üniversitesi, Gazimagusa ,Ocak 2013,s.13
[6] Elif Kap, A.g.e, ,s.13
[7] A.g.e, s.13
[8] Zile İsyanı daha evvel Zileli araştırmacılarımız tarafından incelenmiştir. Bu konuda geniş bilgi için  bkz. Orhan Yılmaz , Zile İsyanı ,Ankara, Zile Belediyesi Kültür Yayınları, 2005   ve    Bekir Altındal, Zela’dan Zileye Tarihi Yolculuk, 5.Bölüm , 2011
[9] Kemal Türker, “Kel Bekir”, Tokat Kültür Araştırma Dergisi, Sayı. 3, Eylül-Aralık 1991,s.19-22
[10] Ali İhsan Gencer- Sabahattin Özel, Türk İnkılap Tarihi, İstanbul, Der Yay., 10. Bs., 2005, s.137
[11] Kemal Çelik, “Millî Mücadele'de İç İsyanlar, Vatana İhanet Kanunu ve İstiklâl Mahkemeleri”, Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, S.40, Kasım 2007, s.597
[12] BCA ( Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi), Belge No:4314 / Dosya No: 91-163 ( 14 Şubat 1926)
[13] Ahmet Halaçoğlu, “I.Dünya Savaşı Sonrası Çorum’da Bazı Olaylar Ve Eşkıyalık”, Central And Eastern European Online Library, İssue 01 / 2009 ,s.6 www.ceeol.com (Erişim Tarihi: 08/03/2014)
[14] Ahmet Halaçoğlu, A.g.m, s.1
[15] Dursun Taşdelen, “1880-1920 Sürecinde Ermeni Çeteler Ve Tokat Yöresindeki Eylemleri-Etkinlikleri” Kümbet Dergisi, Sayı.16, Ocak-Mart 2010,s.72
[16] BCA, Belge No:2642 / Dosya No:91-124
[17] BCA, Dosya No:23921M,  030.10 / 200.366.2, ayrıca bu konuda geniş bilgi için bkz. Hadi Belge, “ Zela Savaşı’nı Araştırmak İçin Zile’ye Gelen Macar Subayı Vayt’ın Öldürülmesi Hadisesi”, zileweb.com
[18] BCA, Dosya No: 6589 , 30..10/7.42.46
[19] BCA, Dosya No:2689, 30.18.1.1 / 7.29.10

15 Tem 2014

Su Gelmiyor Gerekçesiyle Üzeri Toprak Hafriyatıyla Kapatılan Bir Zamanların Esvap Çayı

 

Esvap Çayı (Fotoğraf : Prof. Dr. Ali ÖZÇAĞLAR 1981 - 1982)
Su Gelmiyor Gerekçesiyle Üzeri Toprak Hafriyatıyla Kapatılan Bir Zamanların Esvap Çayı (Fotoğraf : Prof. Dr. Ali ÖZÇAĞLAR 1981 - 1982)

Zile Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü Ziledeki Park ve Bahçelerde Bulunan Bankları Yenileriyle Değiştiriyor.

 


PARKLARA YENİ BANKLAR

Zile Belediyesi Park Bahçeler Müdürlüğü ilçedeki park ve bahçelerde bulunan bankları yenileriyle değiştiriyor.
Park Bahçe Müdürlüğü ekipleri ilçe genelindeki parkları vatandaşların rahat bir şekilde kullanması için bakım, onarım, aydınlatma ve yenileme çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda mevcut park ve bahçelerde bulunan banklar yenileniyor.
Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel "Park Bahçeler Müdürlüğü ekiplerimiz parklar üzerinde yoğun bir çalışma içerisine girdi. Parklarımızdaki bank eksikliği, aydınlatma, çöp kovaları, çiçek dikimi çalışmaları hızlı bir şekilde devam ediyor.
Şimdi parklarımıza daha öncede yerleştirilmiş bulunan alçıdan ve beton dan yapılmış bulunan banklar yazın sıcak kışın ise soğuk etkileniyordu ve vatandaşlarımız bu banklara oturduklarında oldukça rahatsız oluyorlardı. Yeni monte ettiğimiz banklarımız ahşaptan sıcaktan ve yağmurdan etkilenmiyor daha uzun ömürlü olmaktadır. Parklarımızı önemsiyoruz ve gereken önemi veriyoruz” dedi.

Can Ayakkabı Mağazası Açıldı

 
CAN AYAKKABI DÜNYASI AÇILIŞI YAPILDI. İŞYERİ SAHİBİ İŞADAMI KENAN CAN'A HAYIRLI İŞLER DİLİYORUZ.

Gül Konağında Zile TSM ve Zile Sağlık Evlerinin Toplu İftar Yemeği Verildi

 

14 Tem 2014

ZİLE KÜLTÜR SANAT DERGİSİ 3. Sayısı çıktı

 
ZİLE KÜLTÜR SANAT DERGİSİ 3. SAYISI KAPAĞI ve İÇERİĞİ

Lütfi VİDİNEL- Sevgi Medeniyetinin Merkezi Zile......................3
Ali KÜLEBİ-Tokat, Zile ve Buram Buram Anadolu Anılarıyla
Babam Çahit Külebi .......................................................................5
Hıfzı TOPUZ - 35 Yıl Önce Cahit Külebi İle Bir Sohbet..............8
Prof. Dr. Saim SAKAOĞLU - Zileli Ceyhunî'nin 'yüze Yüze
Gel' Ayaklı Koşması Üzerine ........................................................11
Doç. Dr. İbrahim TÜZER - Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun
Mekân Algısı ve Zile........................................................................14
Hadi BELGE - Milli Mücadele Yılları ve Hemen Sonrasında
Zile ve Çevresinde Asayiş Olayları ...............................................17
Bekir AKSOY- Ziledeki Unutulan veya Son Demlerini Yaşayan
Meslekler ..........................................................................................21
Nail TAN - Zile'nin Eniştesi, Ünlü Halk Bilimci Hüseyin Cahit
Öztelli Üzerine .................................................................................25
Semra MERAL - “Tokat'a Doğru” Gelirken O “hikâye” Bizimdi..............................................................................................28
Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yardımcı - Cahit Külebi'nin Hikâye
Şiirinde Zile Özeli ve Hikâye Şiirinin Yazılış Öyküsü
(2. sayıdan devam) ...........................................................................31
Hayrettin İVGİN- Kuş Evleri ve Zile Örneği ..................................33
Ahmet DİVRİKLİOĞLU - Zile De Taşlar. Vardır .........................35
Bekir ALTINDAL - Zile'de Mahalle Cami Okul Cadde ve Sokak
İsimleri Üzerine Bir Değerlendirme ...............................................36
Av. Asım Turgut YEŞİLTAN - Öyle Bir Geçer Ki Zaman ...........40
Ömer EŞİGÜL - Bizde Öyle Derler ..................................................42
Aşık Eminî DÜŞTÜ - Özledim ..........................................................43
M. Ufuk MİSTEPE - Kehriz - Yeraltı Su Kanalları Zile'de Kör
Hüseyin Suyu Çeşmeleri ...................................................................44
Hüseyin ULUS -Nostalji ....................................................................47
Ahmet KAĞIZMAN - İlk Assolistlik Serüveni ................................48
Bekir ALTINDAL - Zile Doğumlu Ülkemizin İlk Kadın
Muhabiri Vasfiye Özkoçak'tan Bir Hatıra......................................50
Mehmet Metin ATAOLUR - Nükteden Zileliler ve Hatıraları.........51
Bahattin AVCU - Ben Zileyi Özledim................................................52
Kemal DOĞANAY - Zile Özlemi ......................................................52
Abbas Kul - POSTACI ÖMER EMMİ!. ..........................................53
Mehnet GÜVENÇER - O Köprüden En Son Biz Geçtik.................54
Hacı Abdullah BALGALMIŞ - Bizim Mahalle..................................55
Yrd. Doç. Dr. Hüseyin TUNCER - Sepetçioğlu'nun Selçuklu
Üçlemesi: Kilit, Anahtar, Kapı .........................................................56
Mehmet SEZEN - Kimseler Yoktu ...................................................68
Necdet KURT - Günümüzde Zileli Âşıklar .......................................70
Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI - Geçmişin Sessiz Taniklari
Zile'de Tahta Minareler.......................................................................72
Yrd. Doç. Dr. Mehmet YARDIMCI- Cönklerden Gün Işığına .........74
Dr. Doğan KAYA - Zileli Sefil Necmi'nin Bilinmeyen Şiirleri .........76
Muzaffer DUYUM - Kirimistan ve İki Kardeşi .................................79

ZİLE BELEDİYESİNDEN GIDA YARDIMI

 
Zile Belediyesi, ramazan ayı dolayısıyla ihtiyaç sahibi 900 aileye gıda dağıtımına başladı.
Gıda dağıtımında çeşitli olumsuzlukların yaşanmaması için ilçedeki 24 mahalle muhtar ile ortaklaşa oluşturulan listelerle gıda dağıtım işlemi aileleri tek tek ziyaret ile imza karşılığı teslimatları yapılıyor.
Yapılan gıda yardımlarıyla ilgili açıklama yapan Belediye Başkanı Lütfi Vidinel; Öncelikli olarak ilçede yalnız yaşayan, yaşlılar, dar gelirli aileler arasında mahalle muhtarlarımızla işbirliği yaparak 900 aileyi tespit ettik. Gıda dağıtımının insan onuruna yakışır bir şekilde dağıtımına özen gösterildiğini ifade eden başkan Vidinel, Komşusu aç iken  tok yatan bizden değildir hadisi şerif kaynaklı düşündüğümüzde buna mübarek ramazan ayında daha çok dikkat etmemiz gerekiyor.
Çevremizde bulunan yoksul, yetim, yaşlı, düşkün ve ihtiyaç sahiplerini gözetmek herkesin insani bir sorululuğudur. İhtiyaç sahiplerini sadece bizlerin gözetmesi yeterli olmayabilir. Çevresine duyarlı her vatandaşımızın çevresinde ve yakınındaki muhtaçlara sahip çıkması gerekir.
Bu davranış sosyal barışın ve kardeşliğin pekişmesine de yardımcı olur. Toplum olarak etrafımızdaki yoksulları en azından Mübarek Ramazan ayında gözetirsek daha huzurlu bir ramazan geçiririz dedi.

KÜRESEL ISINMA VE YERALTI SULARININ ÇEKİLMESİ

ZİLE’DE YENİ İÇME SUYU KAYNAĞI BULUNDU
Küresel ısınma son 30 günde, Zile’de iyice hissedilmekte. Kuyularımızdan saniyede 140 litre su verilirken şu anda maalesef 34 litre su verebiliyoruz Bölgemizde; bağ, bahçe ve tarlalarda bulunan yüzlerce kuyuda maalesef su kalmamıştır.
Bölgemize 2 yıldır kar yağmamakta, yağmurlarımız iyice azaldı, şu anda Yıldıztepe ve Belpınar göletlerinden sulama suyu dahi verilememekte.
En temel ihtiyaç olan su sıkıntısı hepimizi üzmekte. Yaklaşın 4 yıldır akademisyenlerle görüşmelerimiz neticesi, Zile’ye arıtılmış içme suyunun verileceği “ Dereboğazı İçe Suyu Göleti” projesi tamamlanmış olup inşallah 2016 yılına yetiştirilecektir.
Korucuk köyümüzden, ihalesini yaptık 2 bin 200 metre boru döşeyerek önce istasyon mahallemizdeki depoya, oradan Hasanağa köyü yolundaki Derinkuyu içme suyu deposuna Allah’ın izniyle saniyede 40 litre takviye su alıyoruz.
Bölgemizin en büyük hükümet yatırımı olan Süreyya Bey barajından bölge çiftçilerimizin daha erken istifade edebilmeleri için çalışmalarımız kesintisiz sürüyor. Şu anda Zile Belediyesi itfaiyesi köy tankerleri 50 gibi köyümüze çiftçilerimizin gözbebeği büyük baş hayvanlarımız için her gün su taşıyor. Nerede su olduğuna dair duyum alsak anında müdahaleyle tespit yapıyoruz.
Bölgemizde oluşan kuraklığı, bilim adamları geçici olarak ifade ediyor. Zile Belediyesi su işleri olarak, gecemizi gündüzümüze katarak fedakârca halkımıza su ulaşamayan yerlere su ulaşması için kullanılan suyun israf edilmemesini, suyu arzulanan şekilde ulaşmayan halkımızın da sabırlı olmasını rica ediyorum. Allah’ın izniyle su sorunumuzu tamamen çözme azmi ve kararlılığı içinde çalışıyoruz.