29 Mar 2015

Turhalı Bataklıktan Medeni bir Şehre Dönüştüren Efsane "Murat ALPAT "



1926-Doğdu -

"Turhal Belediyesi"
"Demokrat Parti"
"Adalet Partisi"
"Doğruyol Partisi"

Atatürk'ün şeker fabrikasıyla onurlandırdığı Turhal ilçesinin makus talihini değiştirip sıtma bölgesi bir bataklıktan medeni bir şehre dönüştüren efsane.

Murat ALPAT, Tokat, Turhal, Çayköy . 1963-1977 yılları arasında 3 dönem 14 yıl Turhala Hizmet vermiş Belediye Reisi Nam-ı Diğer "Kenndy Murat"

Türkiye Genelinde Yıllarca Üstüste Yılın En Başarılı Belediye Başkanı

ESKİ TURHAL’A GENEL BAKIŞ.
Atatürk’ün zamanın Sanayii Ticaret Bakanı, sonrasının 3. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’a verdiği talimat ve ısrarlI motivasyonlar ıle 1934 yılında kurulan şeker fabrikasının hizmete girmesinden sonra her alanda önemli gelişmeler kaydeden Turhal, 1942 yılında ilçe olmuştur. Şehrin en önemli gelir kaynağı Şeker Fabrikasıdır. Fabrikanın Kampanya döneminde yaratılan istihdam şehir nufusunun artışında önemli bir rol oynamıştır. Şeker fabrikası çevrede Tarım faaliyetlerini geliştirmekle birlikte fabrika yan ürünü olan Küspe ve Melas sayesinde et besiciliği ve hayvancılık da önemli oranda artmıştır. Yine Fabrikaya ilave olarak yapılan ve Türkiyenin 5 Büyük makine fabrikasından biri olan Turhal Şeker Makine Fabrikası da önemli istihdam alanlarından biridir. Şehrin ortasından geçen tren yolu da önemli bir iktisadi kaynak yaratmaktan uzak kalmıştır. Turhalın Alpat öncesi en büyük problemi nufus artışına oranla yeterli istihdam kaynağının olmaması yanısıra kurulu bulunduğu Kazova ve Yeşilırmak Havzasının doğal sonucu olarak Sel, Su Taşkını ve Bataklık bölgelerin çokluğu bunun sonucu olarak ta Sıtma hastalığıdır. Belediyeye ait bir Dozer, bir Ambulans, bir de itfaiyeye ait yürümekten aciz araba parkı mevcuttur.

Murat ALPAT
1926 yılında Turhal da doğmuştur. Ailesi Çayköy’ün hatırı sayılır ileri gelen ailelerindendir. İlkokulu Turhalda okuyan Murat ALPAT orta ve Lise tahsilini Samsunda tamamlamış, Hukuk fakültesi öğrencilik yıllarında Memlekette hizmet destanı yazan Demokrat Partiyle tanışmış, 1960 darbesi ile Memlekete hizmet eden Başbakanın ve iki Bakanın İdamı karşısında doğal olarak sessiz kalamamış ve Hukuk fakültesi tahsilini yarım bırakma bahasına da olsa aktif siyasetin içinde yer almayı tercih etmiştir. Darbecilerin kapattığı Demokrat Parti çizgisini devam ettirmek amacıyla Ragıp Gümüşpala ve arkadaşları tarafından kurulan Adalet Partisi kuruluş çalışmaları içerisinde bölgenin saygıdeğer insanları ve ileri gelenleri Rahmetli Nuri YANBAY ve Şekerbank Eski Genel Müdürlerinden Şehit Ömer SUNAR ile birlikte yer almış 1963 Seçimlerinde ise Adalet Partisi Turhal BELEDİYE REİSİ olarak halkın takdirine mazhar olmuştur. ALPAT bu seçimlerde 3636 oy alarak % 74,65 lik bir yüzdeyle BELEDİYE REİSİ seçilmiştir. En yakın oy alan rakibi CHP Adayı Süleyman ERKAN ise 931 oy alabilmiştır. 6 Haziran 1964 de Adalet Partisi Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala nın ölümünden sonra 28 Kasım 1964 tarihinde yapılan Adalet Partisi genel kongresinde Sadettin Bilgiç, Tekin Arıburun ve Ali Fuat Başgil'in de yarıştığı seçimde 1679 oydan 1072'sini alarak Adalet Partisi Genel Başkanı seçilen daha sonra 9. Cumhurbaşkanımız olan Süleymen DEMİREL in ekibinde yer alması Murat Alpat’ın Hizmet vizyonunu ve şevkini de genişleten bir unsur olmuştur. Hizmet ve Başarılı Çalışmalarından dolayı DEMİREL Murat Alpat’ı zamanın ABD Başkanı KENNDYe benzetmiş ve kendisine ” Kennedy Murat” ismini takmıştır. 

Bu lakap yöre insanı olarak da takdir edilmiş ve kullanılmıştır. 1968 Seçimlerinde bu defa rakibi yine CHP ama bu defa adayı Resuloğludur. Resuloğlu bu seçimlerdeki vaatlerinde Murat ALPAT tarafından asfaltlanan Turhalın tek caddesi olan ve Şehri Tokat yolundan Zile’ ye baylayan tek asfaltı olduğunu unutup, Murat Alpatın Varvaradan Yavşanlığa, Boyacılar Mahallesinden Hacılara her yer asfalt olacak sözüne karşılık her sokağı arap sabunuyla yıkatacağım nutukları atmaktadır. Ne yazık ki halk bu defa da boş vaatlere değil hizmetten icraatten yana koymuştur ağırlığını. Bu defa da ALPAT 4.981 oy ile oyların % 67,97 sini alarak BELEDİYE REİSİ seçilmiştir. ALPAT 1973 seçimlerinde ise 4,715 oy alarak % 51,94 yüzde ile BELEDİYE REİSİ seçilmiştir. Bu dönemde de Amasya dan gelen yolu Tokat Yoluna bağlayan Önemli ikinci Asfalt Cadde NATO YOLU yapılmıştır. 1977 seçimleri ise tarihte örneği müteaddit defalar görülen Brütüslerin başarısı ile sonuçlanmıştır. Alpat her an sağ kolunda adam yerine koyup adam gösterdiği zavallıların hainliklerine maruz kalmış 7.085 oy almasına karşın çeşitli oyun ve desiseler, hakkında ileri geri ileri sürülen olumsuz kampanyalarla 190 oy farkla seçimi kaybetmek zorunda kalmıştır. Turhal’a hizmet destanına istemeyerek son noktayı koymak zorunda bırakılmıştır.

BAŞKAN DEĞİL REİS
Belediye Başkanı Beldesinin, İlçesinin, İlinin Belediyesinin başına seçimle gelen Belediye hizmetlerini yürüten kişiye verilen ünvandır. Bu bağlamda bakınca yaptığı hizmetleri de gözönüne alırsak Murat ALPAT a Belediye Başkanı demek büyük haksızlık olur. Zira O şehrinin Önderidir, Babasıdır, Aile Büyüğüdür. Kızı kaçan, Kocası Aldatan, Geçinemeyen yiyecek ekmeği olmayan ona gelir baba kapısına gelir gibi. O bir kanaat önderidir. Sırf o İşaret etti diye gözünü kırpmadan Gavur kahrını çeke çeke alnının teri ile kazandığı yılların emeğini yatırıma dönüştürür gurbetçi Turhallı, Güveni de boşa çıkmaz misli misli alır yatırımının karşılığını yaptığı yatırımdan. Bütün bu gerekçelerden dolayı Murat ALPAT Reis Beydir. Halkın ağzında da adı böyledir. REİS BEY. Hatta adını bile bilmez çoğu insan. 

Ondan sözetmek için REİS BEY kafidir.
TURHAL TURHAL OLALI TARİHİNDE BİR TEK REİS BEYİ OLMUŞTUR. OYSA BELEDİYE Başkanı Çoktur.

HİZMET DESTANI
Her şeyi devletten beklemeden dişiyle tırnağıyla yeri geldiğinde Memleketine hizmet adına kapı kapı neredeyse dilenerek ama onuruyla hizmet veren adamdı Murat ALPAT . Başkanlığı Döneminde Belediyenin Araç Parkını hatırı sayılır ölçüde araçla donattı. Tek kuruşu devletten çıkmadan bağış toplayarak. Bu Özverili çalışmalar ona Türkiye Genelinde yılın BELEDİYE BAŞKANI ödülünüde beraberinde getirecekti. Adı Sıtma Mahallesine çıkmış mahallesi olan Turhal Murat ALPAT ın yaptığı drenaj kanalları ve Altyapı çalışmaları ile bataklık çamur deryasından kurtulup altyapısı olan asfalt yollara kavuşmuştur. Varvara suyunun bile şehir şebekesi ile tam olarak dağıtılamadığı, halkın bir kısmının Yeşilırmaktan ve Bahçe kuyularından sağlıksız sular içtiği Turhal Murat ALPAT sayesinde Şehir su şebekesine kavuşmuş her eve su tesisatı götürülmüş , bu gün Turhalın mahallesi olan Hacılar Köyüne bile önce arazözle su hizmeti götürülmüş daha sonra Varvara suyu debisinin şehire yetmemesi üzerine Yavşanlık ve Civarında yapılan sondajlarla temin edilen yeni su rezervleriyle şehri ve Hacılar Köyü sorunsuz su ile buluşturmuştur. Dünyada örneği görülmeyen bir kampanya ile Fabrikaya Pancar teslim etmeye gelen her Köylünün kilo kilo yaptığı Pancar bağışları paraya dönüştürülmüş İskele Tepesinde şehri Mağrur bir şekilde seyreden, Turhal ve Yöresine sağlık hizmeti veren Devlet Hastahanesi yaptırılmıştır. 

Yurtdışında çalışan gurbetçi Turhallılar Murat ALPAT’ın gayretleriyle bir araya getirilmiş onlarla oluşturulan portföyler ile 1973 de açılan TAMSAN takım tezgahları Fabrikasına, Süt Fabrikasına, Yem Fabrikasına ve Güneş Kiremit Tuğla Fabrikası kurulmuş şehir ekonomisine önemli katkılar sağlanmış ve şehrin istihdam sorununa katkı yapılmıştır. Daha sayılamayan bir çok hizmet ile TURHAL ı imar eden Murat ALPAT 14 Nisan !989 tarihinde Turhalın gözyaşları arasında ebedi istirahatgahına tevdi edilmiştir. Bizlerin hakkı varsa gani gani helal olsun. 

ONUN DA BİZE HAKKINI HELAL ETMESİNİN TEK YOLU ONU UNUTMAMAK, UNUTTURMAMAK. 

BU YÜZDEN BU SAYFADA ONUN UNUTTUĞUMUZ ESERLERİ, FOTOĞRAFLARI, BİLGİ BELGE VE ANEKTOTLARI ELİNİZDE NE VARSA LÜTFEN PAYLAŞIN.

SAYGILARIMIZLA,Muhsin ALNIAÇIK.

muhsinalniacik@hotmail.com
Gsm: 0 (505) 413 30 60

Geçmişten Anılar "Ömer SUNAR"

Ömer SUNAR


Ömer SUNAR
1918, Sürmene doğumlu olan Ömer SUNAR 13 Nisan 1979 da Ankarada ki evinde hain bir suikastın kurbanı olarak hayata veda etmiştir.
İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Okulu'ndan mezun olan SUNAR uzun bir dönem TurhalŞeker Fabrikası Muhasebe müdürlüğü görevini ifa etmiştir. Bu dönemde Turhalın önde gelen Cerkez beylerinden birine damat olmuş ve bey'in kızı Mine hanımla evlenmiştir. Kazovanın modern tarımda markası olan meşhur Horuş Çiftliğinin de sahibidir. Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürlügü teftiş kurulu başkanlığı görevinde de bulunan Ömer SUNAR Demokrat Parti 1946 da X. Dönem Tokat milletvekili olarak da görev yapmıştır. 1962'den ölüm tarihi olan 1979 yılına kadar Şekerbank'ın Genel Müdürü olarak çalışmıştır.
Pembe Köşk'te bulunan İsmet İnönü heykelini yapan Türk heykeltraş Mine Sunar ile o dönemde evli olan Ömer SUNAR ,eşi Mine hanımın Londra Kraliyet Sanat Akademisinde görevli olması ve Londrada yaşıyor olması nedeniyle yalnız yaşamaktadır.
14 Nisan 1979 günü çok sıkı güvenlik sistemine sahip evinde her olağan günde olduğu gibi kedisinin karnını doyurmuş daha sonra tanıdığı olması muhtemel katillerine kapıyı açmış, Evin salonunda bulunan ve ölüm saatinden az önce içildiği tespit edilen kahve fincanları ve mutfaktaki cezveden de anlaşıldığı üzere katillerine kendi elleriyle kahve yapmış daha sonra da konuksever ev sahibinin ağırladığı bu meçhul misafirler Ömer Sunar Bey'in başına yastık dayayarak silahla kendisini infaz etmiştir.Hunharca yapılan bu katliam resmi kayıtlara önce faili meçhul bir cinayet gibi geçmiş, Daha sonra olayı aşırı sol bir teröristin üstlenmesi ve bu teröristin hapishaneden kısa bir süre sonra kaçırılması ve ortalıktan kaybolması da olayın sır perdesine bürünmesine sebep olmuştur.
Ölümünden az önce Uğur Mumcu'nun bir yazısında Öldürülen eski Gümrük Bakanlarından Gün Sazak ve Ömer SUNAR ve günümüz meşhur ikoncanlardan İvana SERT in kayınpederi Mehmet SERT in de ortağı olduğu Yüksel İnşaat adlı şirketin devletden önemli ihaleler almak suretiyle beslendiği bu şirketin paralarıyla da Ülkücü hareketin finansının sağlandığı şeklinde bir haberin de ölümüne sebep olduğu dönemin savları arasındadır. Savı destekleyen en önemli gerçekler zinciri de Gün Sazak ve Ömer Sunarın Suikaste kurban olması Mehmet Sert'in de suikasten bir kaç defa dönmesi olmuştur.
Bir diğer sav da Ömer SUNAR'ın Ölümü ile ortadan kaybolan yüklü miktardaki hisselerinin ölümüne sebep olduğudur. Zira Ömer SUNAR ölümüyle birlikte bir çok şirketten değil alacaklı borçlu çıkmıştır.
Turhal için büyük bir finans kaynağı olan Ömer SUNAR iyi niyeti ve yardımseverliği ile zamanında çevresinde yaşayan herkesin sıkıntısında ve dar gününde yanında olmuştur.
Ankara'da adı Şekerbank a ait bir Sanat galerisine adı verilen Ömer Sunar neredeyse kayıtlardan kaybolmak üzeredir. İnternette hakkında bir araştırma yapmaya kalkılsa sadece Ölüm gününe ait gazete haberleri çıkmaktadır.
Bir dönem her Turhallı gibi Ömer SUNAR ekmeği yemiş ve ben ve Ailemin bu günlere gelişinde Hayatımızda Önemli rol oynamış bir kişinin hayatta yaşayan kimsesi olmadığından dolayı anılardan silinmesine yeni neslin ondan bi haber olmasına gönlüm razı olamazdı. Bu nedenle onun adına Wikipedia da bir sayfa açtım.Onu Turhallı olduğunu gururla söyleyen herkes bilmeliydi bence. Nankörlük yediği ekmeğin nereden geldiğini bilmemek onu unutmak unutturmak bize yakışmazdı.Bu nedenle Turhal'ın değerine bir manevi evlat olarak sahip çıkmak istedim. Uzun uğraşlardan sonra Şekerbank kayıtlarında sadece bu resmine ulaşabildim. Lütfen onunla ilgili resim ve anektotlarınız varsa burada onu da paylaşalım.

Saygılarimla, Muhsin ALNIAÇIK.
Fotoğraf için Şekerbank Genel Müdür Yardımcısı Sevgili arkadaşım Ramazan KARADEMİR'e teşekkürlerimi sunarım.


muhsinalniacik@hotmail.com
Gsm: 0 (505) 413 30 60

Bir Fotoğrafın Hatırlattıkları

 
Nuri Dökel(Rahmetli,Nuriemmi,Azimkarda Biletçiydi),Ali Rıza Günat(Bıdıçoğlu),Hamamcı Ali Ağa ,
Nihat Eryılmaz (Hindoğun ),Leblebici Kara Ahmet, Fevzi Erçelik (Arapoğlu),

28 Mar 2015

Vefat Haberi "Hüseyin Başpilavcı"


Her zaman güler yüzlü, olgun, efendi tavırlarıyla hafızamızda saklayacağımız, yürekten sevgi ve saygıyla anacağımız,Başpilavcılardan,
Mustafa ve Metinin kıymetli babaları,
ZİLE,mizin sevilen simalarından çok değerli, Gömlekçi ,Kadın moda terzisi,Belediye emlak memuru,Yazı işleri müdürü ve Nikah memurluğu yapmış Belediyeden emekli ,Hüseyin Başpilavcı ,nın vefatını dün (5 Ay evvel geçirdiği beyin felci hastalığından dolayı Kayseride tedavi görmekteydi) büyük bir üzüntü içerisinde öğrenmiş bulunmaktayız, "27-03-2015" merhuma cenab-ı Allahtan rahmet , yakınlarına ve tüm sevdiklerine başsağlığı, ahiretde baht açıklığı, ailesine, sülalesine baş sağlığı dileriz.
Bu gün (28-03-2015) öğle namazını mütakip musallada kılınacak cenaze namazından sonra Zile Bahçeli evler Asri mezarlığına defnedilecektir.

26 Mar 2015

ZİLE LİSESİ ANİLARI "Ali Rıza Erdoğan" -2


Felsefeci İbrahim Derebaşınlı Hocamiz vardı, kendileri ilkokul müfettişiydi, dişardan dersimize gelirdi, çok yavaş konuşur düzgün cümle kurardi.
5/Ed. A ; 6/Ed. A şuberinde 1970,1971 yillarinda Zile Lisesinde. İbrahim Hocanin dersinde en arkalardan tahta yönüne doğru bazen kuru soğan, bazende patates atilirdi.
Hocamiz felsefe dersinin agirliginı ve herkesi bu dersi sevemeyecegini imâ ederek olayı pek hoş karşılamasada kimseye fazla ceza vermezdi.
Beraber okuduğumuz arkadaşlar Masat'li Şükrü, Haydar Çelebi, Fikret Sporel cam kenarında otururlardı, pek de uslu çocuk sayılmazlardı. Şükran , Şenel yakin otururdu, her ikisinde komşumuzdu. 
Beyhan'nin tarih ezberi kuvvetliydi. 'Kel Aliçomuz' duyduk maliyeci olmuş Zile'de. Fikret'le 19 Mayis Bayram törenlerinde birlikte koşardik okulu temsilen O hep birinci olurdu. 
Duyardik Ankara'da çok hizli öğrenci olaylarına karismis, sonra yurt dişinda harcanip gitmiş, Allah rahmet eylesin. Berberoğlu Ayhan'a, yigenim derdim, O bana hep dayim derdi, Ayhan beni çok severdi bende O'nu, Amasya Caddesinde otururlardi, sonra duyduk bankadan müdür olarak emekli olmuş. 
Akyunak Engin, Anakara'da hukuk okumuştu, avukatlık, hakimlik yapmiş, noterlik karar kilmış, bazen görüştüğümüz olur, tekne sahibi de olmuş. 
Ali Aran iyi çocuktu, matematik hocasiydi, idarecilik yapip, emeklilikten sonra Zile TEMA baskaniydi, görüştük kisa bir müddet sonra duyduk rahmetlik olmuş, 
Allah rahmet eylesin. 'Ciğerim Sadik', Mehmet Aygün, Kemal Alımli, sinifimizin en sessiz sakin çalışkan öğrencileriydi. Benden şimdilik bu kadar, sonra devam ederiz, kimse kusura bakmasin, zaman ve yer ölçüsünde firsat buldukça anlatacağım.

ORMANCI KEMAL "Ali Rıza ERdoğan"


Atlı Ormancılar
ZİLE ANILAR -001
ORMANCI KEMAL
Ormancı Kemal namlıydı. 1960’lı yıllarda Zile’de Kışla Mahallinde Kör Hüseyin suyunda kilim yıkayan kadınların da hakkını yememek gerekir. Esvapçı eli tokuşlu kadınlar Ormancı Kemal’e oduncu köylüyü pek bırakmazlardı.
Ormancı Kemal; belli bir görev için giydirilmiş, resmi elbiseli, tabancalı, at üzerinde kanun namına oduncu, kömürcü, tütüncü kovalardı. Kanun öyle yazar, Kemal de uygulardı. Ormancı Kemal adıyla nam salmıştı, bakımlı görünüşlü iri kiyim biriydi..
Atı da kendi gibi bakımlıydı. Herhalde o dönemde yönetmelik vardı, Kemal bu nedenle tek gezmez, çift gezerdi. Biz mahalleli sekiz on yaşlarında çocuklar Kemalleri at üzerinde gördük mü kendimize doğuştan yaratan tarafından bahşedilen görevi ifa için işaretleşip çoğalır, Çay Mahalle’ye doğru gidiyorlarsa ki genelde öyle olurdu, onlardan önce oduncuyu, kömürcüyü yakalatmamak ve kurtarmak için koşardık.
Çok da iyi koşardık, hemen her seferinde oduncuya, kömürcüye önce biz ulaşırdık. Bu bir antreman koşusu gibiydi, ileri yaşlarda bunun faydasını da gördüm.
Lisede okul kros takımına girmeye hak kazanmıştım. O dönemin yaya habercileriydik. Köylülerin evine gaz, tuz, şeker, tereyağı değil de ucuz çicek yağı alması gerekirdi. Fırıncı Kel İbrahim’den alacakları 30 kuruşluk somunla “şehir ekmeği” diye çocuklarına ve hanımlarına sürpriz yapacaklardı.
O dönem Almanya’ya iş için dış göç yeni başlamıştı.
Ülkemizde altmışlı ve yetmişli yıllarda toplumsal yapı genelda feodal idi, daha sonra büyük kentlere göç de yeni başlamıştı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Sosyoloji Bilimi hocalarından Cahit Orhan Tütengil’in “Kırsal Çözülme ve İç Göç” isimli önemli eseri bana bu konuda çok şey kattı.
Öğrendiğimize göre aşiretin yurt dışına çıkışını toplum bozulmasın diye Dede yasaklamış. Yıllar yılı ekonomik olarak zayıf düşmüş, ötekileştirilmiş, asimile edilmiş bu toplum, yoksulluktan satacak bir şey bulamayınca en son çare olarak ormanını baltalayıp satmıştır.
Zile ve çevresi zamanında yemyeşil ve ormanlıkmış. Bu ormanları biz biraz da belirttiğim sebeplerden zorunlu olarak elbirliği ile ne yazık ki yok ettik.Geçim darlığı ve çaresizlik ormanlarımızın yok oluşunu beraberinde getirdi.Yoksulluğun gözü kör olsun!
Bacul'lu Haydar’ı, Kelitli Hasan Emmi’yi, Damıdereli Hüseyin’i, Ağcaşarlı Rıza’yı ormancılardan az kaçırmadık. Adam geceden kalmış, bir gün gitmiş ormana çoğu zaman üç hayvanla “İki eşek ve bir at” ertesi gün evinden sabah yine erkenden odunları, karısının ve çocuğunun yardımı ile yüklüyor. Köyün uzaklığına ve hava durumuna bağlı, çoğu zaman kış şartlarında, Zile’ye üç beş saatte ulaşılırdı. Kışla Mahallesi’ne köy yollarından giriş güzergahları belliydi.
Genellikle Zile’nin kuzeyinden, Dereboğazı’ndan gelirdi köylümüz. Oduncularımızın pek azı da Karadini Bağları’ndan aşağıya doğru inerlerdi. Sinne’den “Ermeni Cemaati Mezarlığıymış yıllar önce” geçip Çay Mahallesi’nden şehre girerlerdi. Ormancı atları bu yolları gözü kapalı bulurdu. Kervansaraylı Karayılan’a gelince O tam bir “Baba Dostu” idi. Uzmanlık alanı farklıydı.
Oduncu, kömürcü değildi, kendi çapında nam salmıştı ve tütün kaçakçılarının önde gelenlerinden biriydi. Atını sürekli Hasan Dayı’nın Hanı’na bağlardı. Atının bile kişnemesi, su içmesi kovası farklıydı. Dövme kalaylı bakır kovadan başka kaptan su içmezdi. Onun atı zamanın özel sektörünün atı idi. Kamuya ait kadrolu atlara her halükarda fark atardı.

ZİLE LİSESİ ANILAR (1968-1971) "Ali Rıza Erdoğan"


Bir fotoğrafin hatırlattıkları,
Mustafa Kaymak, Kale Ortaokulunda türkçe dersimize gelirdi, ufak tefek biriydi.
Metin Hocamiz, iyi matematikçi idi. Hüseyin Ulus Hocamızı sevmeyenimiz yoktu. 
Coğrafya dersleri Mithat Beki'den sorulurdu. 
Fiziki coğrafyayı Dereboğazı'nda dere YATAĞINDA bize öğretildi, kayaların çözülmesi ve toprak katmanlarinin zamanla oluşumu konularini yerinde inceleyerek anlatirdi. Hocamiz bilgili, konular zevkli idi, anlamayanımız pek yoktu.. 
Coğrafyada, değil Tokat civari, sanırım ülkede sayilı hocalardandı. Cografyacı kürsü başkanı bizim Prof.Dr. Ali Özçağlar'ında hocası idi.
Beden Hocamiz Faruk Sanatcı, karadenizlilerin deyimi ile 'adamin dibiydi'. Cemal Özdemir Müdürümüz okulda disiplini sağlamak için o dönemde dayağa baş vurduğu olurdu, çok, çok kızdırdılar mı, 'eşek,eşek' diye kafaya girişirdi. 

Nur içinde yatsın hepimizin yetişmesinde emeği çoktu, aslında öğrencileri çaktirmadan şımartmadan severdi. Eksik Beş Fahri'miz fransızcamıza gelirdi. 
O'ndan altı alan öğrencileri, Mehmet Ali Gümüşsoy, Necip Parlak.. ve diğerleri, Gazi Egimtim'den mezun olup fransızca öğretmeni olmuştur.
Fikret Tarhan Hocamız, gerçekten hem ressamdı, iyi de resim öğretmenimizdi, bizim arkadaşlardan resime eğilimi olanları çok iyi ressamlar olarak yetiştirmisti.. 

İyi bir tarihcimiz vardı, Abdurrahman Hoca, bence tarih dersinin, tarihine geçecek hocalarındandı. Bizim zamanımız da Zile Lisesi yeni kurulmuştu. Öğretmen kadrosu bir kaçı hariç fena sayılmazdı, bizleri yetiştirdiler hepsinin emeği vardi.. 
Edebiyat Hocamız İsmet Baş, beni tek dersten kompozisyondan mezuniyette ikmale bırakmıştı, yazın gazete hariç okumdan girdik sınava, haziranda ki dört, yedi olmustu.
Az kalsın unuyorduk, 

Birsen Hocanımız, Gülsen Hocalarimiz vardı, biri kimyacı diğeri edebiyatcıydı, iyi insanlardı, eküri gezerlerdi, Amasya Caddesinde bizim evin yolu üzerinde otururlardı. ders dışında sosyal yönlerinde vardı, bizleri sene sonunda müsamere gösterisine hazırlamışlardı. 
Her ne kadar eksik anlatımımız varsa affola..Hey gidi günler hey.. 
Eksiklerimizi Zile Lisesi Anılar -2 ve 3'de tamamlamaya çalışacagım.

ZİLE'DE MEHTER KURSU

 


Zile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü açmış olduğu mehter kursu devam ediyor.

Zile Belediyesi Yeni itfaiye hizmet binası eğitim salonunda çalışmalarını sürdüren mehter kursu kursiyerler tarafından yoğun bir ilgiyle devam etmektedir.

Zile Halk Eğitim Müdürü İbrahim Üçköylüoğlu kursla ilgili yaptığı açıklamasında Milli ve manevi duyguların yaşatılması tekrar gençlerimize kazandırılması amacıyla kurslarımızı başlatmış bulunuyoruz.

Bu kurslardan bir tanesi de mehter kursu bu kursumuz şuanda yetişkinler için ve yıldız gençler dediğimiz orta okul ve lise öğrencileri için açılmış bulunmakta. Yaklaşın 1,5 - 2 aydır devam yetişkinlerimize 20 gündür de gençlerimize bu eğitimi vermekteyiz dedi.

Mehter takımı kurs öğreticisi Zafer İşlek Benim yıllardan beri amacım Türkiye ye ve Avrupa ya mehteri mehterle beraber tarihimizi öğrencilerimize, çocuklarımıza, büyüklerimize anlatmak tabi mehterle beraber de hem tarihi hem islami duyguları paylaşmak çünkü mehter ahlakımızı edep ve adabımızı geliştirici içerisinde mehter sadece savaş olmadığını savaş için çalan müzik aleti olmadığını çünkü mehter de şu ana kadar İstanbul'daki çalışmalarımızda 800 tane esere ulaştık.

Bunların içerisinde saraylarda çalan eserlerden tutunda bayramlarda, kılıç kuşanmada taki savaş'a kadar askerlerimize vatanı, milleti Allah'ı kitabı anlatan sözlerle marşlarımızla destek olmaya çalıştıklarını ifade etti.

BÜYÜK RESİMLER İÇİN TIKLAYIN

24 Mar 2015

BAŞKAN LÜTFİ VİDİNEL MAHALLE MUHTARLARI İLE İSTİŞARE TOPLANTISI YAPTI

 
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ilçedeki bulunan 24 mahalle muhtarı ile mahallelerinin sorunlarını görüşmek ve çözüm üretme adına istişare toplantısı düzenledi.
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ilçedeki bulunan 24 mahalle muhtarı ile mahallelerinin sorunlarını görüşmek ve çözüm üretme adına istişare toplantısı düzenledi.Toplantıya Belediye Başkanı Lütfi Vidinel, Fen işleri müdürü Halit Koylu, İmar İşleri Müdürü Ahmet Özdoğan, Zabıta Müdürü Metin Günfer ve mahalle muhtarları katıldı.
Toplantıda muhtarlar mahalleleri ile ilgili yapılması gereken sorunlarını belediye başkanı Lütfi Vidinel’e ilettiler. Tüm muhtarlar mahallenin sorunlarını dile getirdiler. Başkan Lütfi Vidinel’de muhtarların bu taleplerini yerine getirilmeye çalışıldığını bir çok probleminde giderildiğini belirtti.
Bizler belediye olarak tüm ilçemizin,mahallelerimizin sorunlarını biliyoruz, bu sorunlarında çok kısa bir zaman diliminde çözümlenemeyeceğini hepimiz biliyoruz.
Biliyorsunuz ki imkanlar sınırlı talepler sınırsızdır. Bu nedenle bu tür sorunların bir plan program dahilinde çözüleceğini tüm muhtarların mahalleri adına 3 sorunu yazmalarını bu sorunların imkanlar dahilinde yerine getireceklerini belirtti.

ZİLE İMAM HATİP ORTAOKULU İSTASYON CADDESİNDE KERMES AÇTI

 

Zile Evleri Turizme Kazandırılacak


 

Yaklaşık 4 bin yıllık geçmişe sahip Tokat'ın Zile ilçesinde, tarihi evlerin turizme kazandırılması için çalışmalar sürüyor.
Yaklaşık 4 bin yıllık geçmişe sahip Tokat'ın Zile ilçesinde, tarihi evlerin turizme kazandırılması için çalışmalar sürüyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Haluk Dursun, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anadolu'da çok sayıda tarihi ev bulunduğunu söyledi.
Zile evlerinin tarihi dokularını koruduğunu dile getiren Dursun, "Bu evleri görmem benim için sürpriz oldu. Çok sevindim. Bütünlük arz eden evleri gördük. Sokak dokusu birbirine bağlanmış. Birbirini kesen sokaklarla cumbalarla çıkmalarla çok hoş bir manzara. Belediyenin katkılarıyla sosyal hayatın içine girmesinden dolayı son derece memnunuz. Tarihi dokuyu inşallah daha da güzel değerlendireceğiz" diye konuştu.
Evlerin turizme kazandırılması için çalışmaların devam ettiğini anlatan Dursun, "Bu evlerin turizme kazandırılması ve en iyi şekilde korunması gerekiyor. Belediyenin ve halkın katılımlarıyla güzel çalışmaların ortaya çıkacağına eminim" ifadesini kullandı.
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ise ilçede 3 bin 600 tarihi ev bulunduğunu belirtti.
Bu evleri turizme kazandırmak için çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Vidinel, "Bu zamana kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı, İl Özel İdaresi ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın destekleri ve yerel imkanlarımızla tarihi evlerimizde restorasyon çalışmaları yaptık" şeklinde konuştu.

- Tarihi Zile evleri

Tarihi kaynaklara göre, Ninova melikesi Semiramis tarafından milattan önce 1600 yıllarında kurulduğu belirtilen Zile'de Hititler, Frigler, Selçuklular, Persler, Romalılar, İlhanlılar, Danişmentliler, Eratnalılar ve Osmanlılara ait tarihi eserleri görmek mümkün.
Doğal yapısını bugüne kadar korumayı başaran ilçede, iç içe geçen tarihi evlerden oluşan sokaklar, yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanları arasında yer alıyor.

TOKAT (AA) - EKBER TÜRKOĞLU

ZİLE EVLERİNE BAKMAK İÇİN TIKLAYIN

23 Mar 2015

ÇİVİSİZ CAMİ YILLARA MEYDAN OKUYOR

 

Zile'de 18. yüzyılda çivi kullanılmadan inşa edilen Elbaşıoğlu Camisi, mimari yapısıyla ziyaretçilerin ilgisi çekiyor.
Elbaşı Seyit Ahmet tarafından çandı yöntemiyle (çivi kullanılmadan) ahşap ve kesme taştan yapılan cami, Zile ilçe merkezinde bulunuyor. Duvarları bir sıra kesme taş, üç sıra tuğla dizilerek örülen cami, mimari yapısıyla ziyaretçilerden ilgi görüyor.Caminin minaresinde çokgen gövdeli tek şerefe bulunuyor.
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel yaptığı açıklamada, caminin Vakıflar Genel Müdürlüğünce geçen yıl aslına uygun olarak restore edildiğini belirterek, "Kalem işi süsleme sanatının nadide örneklerinden biri, camimizde ortaya çıktı" dedi.
Restorasyondan sonra camiyi çok sayıda turistin ziyaret ettiğini belirten Vidinel, şunları kaydetti: Camimiz, Osmanlı'nın son yıllarında yapılan, bugüne kadar iki kere onarım gören bir camimiz. Camimizde çivi kullanılmamış, tahtalar birbirine geçmeli. Bu bakımdan baktığımızda camimiz, Anadolu'daki en güzel örneklerden biri. Ecdadımızın sanata ne kadar değer verdiğinin bir göstergesi olan Elbaşıoğlu Camisi, bir sanat harikası. İki tahtanın birbirine geçmesi ustalık istiyor. Geçmişte Anadolu'da medeniyetin üst seviyelere ulaştığını gösteriyor. Ecdadın bu hünerini yeni neslin gördüğünü ve Elbaşıoğlu Camisini görmek için çok sayıda kişinin ilçeye geldiğini belirtti.

BÜYÜK RESİMLER İÇİN TIKLAYIN

19 Mar 2015

Doğal değerli taşlar bakımından Türkiye'nin en zengin bölgelerinden biride Zile

 

ÇOK IYI BIR HABER
Zile'nın doğal değerli taşlar bakımından Türkiye'nin en zengin bölgelerinden biri olduğunu biliyormuydunuz. Yıllarca dışarıdan gelen taşcılar bu taşları toplayarak işleyip satılar.
Kendi topraklarımızdan çıkan bu değerli taşları artık Zile'de işleyip satma zamanı geldi. Zile Halkeğitim Merkezi tarafından değerli taş işleme atölyesi açıldı.
Yakında kurslar başlıyor.
Müracaat:Halk Eğitim Merkezi

18 Mar 2015

ZİLE BELEDİYESİ ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİNE YEMEK VERDİ

 


Zile Belediyesi Çanakkale Zaferinin 100.yılı dolayısıyla şehit ve gazi ailelerine yemek verdi.

Çanakkale Zaferinin 100.yılı kutlama programı dolayısıyla Belediye Başkanı Lütfi Vidinel Şehit ve Gazi aileleri onuruna yemek verdi.
Yemeğe;
---İlçe Kaymakamı Nuri Özder,
---Belediye Başkanı Lütfi Vidinel,
---Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever,
---Garnizon Komutanı Hüseyin Direk,
---Ak Parti İlçe Başkanı Akif Seçkin,
---İlçe Müftüsü İlyas Akyazı,
---Şehit Aileleri Dernek Başkanı Himmet Atakol,
---Şehit ve Gazi aileleri ve yakınları katıldı.

Belediye Başkanı Lütfi Vidinel’de yemekte yapmış olduğu konuşmasında Bu gün Çanakkale zaferinin 100. yılını idrak ediyoruz. 100 yıl önce Türk milletinin evladı olmanın gurur ve şuuruyla yüce dinimiz islamın bize kazandırmış olduğu ahlak ve faziletler dünya da örnek olabilecek büyük bir zaferi Türk milleti olarak idrak ettik. Bu günde aynı şuurdayız.
Anadolu coğrafyasın da yaşamak bedel istiyor bedel ödettiriyorlar. Sen Türk'ün, Kürt'sün, Alevisin ve Sünni' sin diye bizi ayırmak istediler.
Hiç birimizin diğerinden üstünlüğü yoktur. Üstünlük sadece takva iledir. Hepimiz bir ve beraberiz. Cami'de omuz omuzayız, düğünlerimizde omuz omuzayız bu vatan topraklarını birlikte özgürleştirdik. Türkiye cumhuriyetini birlikte kurduk Allah'ın izniyle birlikte yaşatacağız.
Çanakkale ruhuyla yüz yıllarca Anadolu coğrafyasında özgürce ay yıldızlı al bayrakla altında günde beş vakit ezan sesi duyarak yaşayacağız. Çanakkale ruhunu her zaman yaşamak ve yaşatmak zorundayız diye konuştu.

 RESİMLER İÇİN TIKLAYIN

ZİLE'DE 18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLER GÜNÜ TÖRENİ DÜZENLENDİ

 

Zile'de 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferinin 100. yıl dönümünü dolayısıyla tarihi Zile Kalesinde törende Mehter takımı konser verdi.

Zile'deki ilk tören tarihi Zile Kalesinde başladı. Kaledeki törene Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel, AK Parti İlçe Başkanı Akif Seçkin, Belediye encümen üyeleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Kaledeki törende Mehter takımı kahramanlık marşlarından oluşan mini bir konser verdi. Konser sonu bir konuşma yapan Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel; Dün Çanakkale'yi geçilmez yapan ceddimiz bize öyle bir ruh miras bıraktı ki; bu gün Türk milletinin gurur ve şuuruyla islamın ahlak ve faziletiyle buradayız. Dün dedelerimizin nasıl bir şuurla canlarını verdiği bu vatan topraklarını bize miras bıraktıklarını görüyor ve aynı şuurla Anadolu topraklarına sahip çıkıyoruz. Türk'üyle, Kürdü'ile, Alevi'siyle, Sünni' siyle Türkiye'yi birlikte kurduk. Allah'ın izniyle hep birlikte yaşatacağız. Çanakkale bir tarih, Çanakkale bir medeniyet, Çanakkale bir kültürdür. Çanakkale'de Türk'ün bağımsızlığı bayraklaştı. Allah'ın izniyle gözümüz arkada kalmadan ülkemizi emanet edeceğimiz gençlik şuanda burada diye konuştu.

Tören mehter korteji eşliğinde Zile kalesinden Kınalı Ali anıtına kadar gidildi. Kınalı Ali anıtında dua edilerek kortej hükümet konağı önüne geldi.

Hükümet konağı önündeki törene İlçe Kaymakamı Nuri Özder, Belediye Başkanı Lütfi Vidinel, Cumhuriyet Başsavcısı İbrahim Cansever, Garnizon Komutanı Yüzbaşı Hüseyin Direk, Emniyet müdürü Mustafa Doğrucan, Ak Parti İlçe Başkanı Akif Seçkin, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri, öğretmen,öğrenci ve vatandaşlar katıldı. Tören Atatürk anıtına çelenk konulmasından sonra saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasından sonra günün anlam ve önemini belirten konuşma ile sona erdi.

BÜYÜK BOY RESİMLER İÇİN TIKLAYIN

17 Mar 2015

Zile'deki HES karşıtı Eylemler Hakkında Zile Belediye Başkanının Basın Açıklaması

 
ELEMEĞİYLE, ALIN TERİYLE ÇALIŞAN KÖYLÜMÜZ BAŞ TACIMIZDIR
Zile Belediye Başkanı Lütfi Vidinel ve AK Parti İlçe Başkanı Akif Seçkin Çekerek ırmağı üzerine yapılacak olan hidro elektrik santrali projesini protesto suyla ilgili basın açıklaması yaptı.
Belediye Başkanlık makamında yapılan basın açıklamasına Belediye başkanı Lütfi Vidinel, AK Parti İlçe Başkanı Akif Seçkin ve AK Parti yönetim kurulu üyeleri katıldı.
AK Parti İlçe Başkanı Akif Seçkin basın açıklamasında; Bizler köylümüzün zararına olacak veya da vatandaşımızın istemediği hiç bir şeye izin vermeyeceğiz. Buradan köylülerimize sesleniyorum. İçleri huzurlu olsun, gönülleri ferah olsun onların istemeyeceği, zarar göreceği hiç bir şeyin yapılmasına bizler izin vermeyeceğiz dedi. Belediye Başkanı Lütfi Vidinel'de yaptığı açıklamada ; Bizler sevgi medeniyetinin çocuklarıyız . Halkımızı tahrik için kesinlikle ifade etmediğim yalan, iftira kelimeleriyle olumsuz algı operasyonu yapılıyor.
Halkımızla birlikte hayatı birlikte paylaşıyoruz. İlçemizin gelişmesi, kalkınması huzur ve barış ortamı içerisinde insanlarımızın hayatlarını devam ettirmesi adına elbirliği ile gönül birliği ile gayret içerisindeyiz. Dün hidro elektik santralini engellemek adına bir eylem gerçekleştirildi.Bizler parti olarak, birey olarak yasal zemin üzerinde insanların demokratik haklarını kullanmalarından yanayız. Tepkilerini ortaya koymalarından yanayız. Ancak yasaların izin vermediği boyutlarda can ve mal güvenliğini tehdit altına alacak şekilde yapılabilecek her türlü provakatif eylemlerinde karşısındayız. Dün köylülerimiz HES 'e karşı tepkilerini basın açıklamasıyla ifade etme adına toplandılar.
Zile dışından otobüslerle gelen guruplar içerisinden marjinal bazı insanlar, askeriyenin talebi üzerine tahsis ettiğimiz askerlerimizi taşıyan belediye otobüslerimize, benzinliğe, şantiye ye polis ve askeri araçlara saldırmışlar. Köylülerimizin bu saldırıyla alakası yoktur. Ülke genelinde yapmaya çalıştıkları gibi bölgede bir kaos ortamı oluşturmak. İnsanları bir birine düşürerek sanki insanlar hükümet aleyhtarı gibi bir algı oluşturmak.
Arabalarıyla gelenler bu eylemler gerçekleştikten sonra çekip gittiler. Bölgemizde bir söz vardır su gider kum kalır diye. Biz dün bölge insanlarımızla birlikte yaşadık bu günde yaşıyoruz yarında yaşayacağız. Daha önceden 4 defa bölge insanlarımızla toplantılar yaptık. DSİ, Orman Su İşleri Bakanlığı yetkilileri ve Valimizle görüşüldü. Kaymakamımız, Garnizon komutanımız katıldı. Köylülerimize hep şunu söyledik biz sizin aleyhinize olacak bir sonucun her zaman karşısındayız. Bu güne kadar hangi haklara sahipseniz o haklarınız kesintisiz aynen devam edecektir.
Hükümetimiz halkın aleyhine olacak hiç bir projenin altını imzalamaz. Bu projeyi hazırlayanlarda insandır olur ya hata vardır,kusur vardır, eksik vardır, yanlış vardır sizin önerilerinizi taleplerinizi masaya yatıralım ilgililer burada cevaplarını versinler dedik.
DSİ yetkilileri Bakanlık yetkilileri tarafından zaten programın içerisinde öyle bir problem yok bu haklar sizindir demelerine rağmen maalesef provakötörler, bölgemiz de bölge insanımızın, köylerimizin, ilçemizin adını basında kötü olarak lanse ettirmek adına kaos ortamı oluşturmak adına bu eylemi gerçekleştirdiler. Ama her zaman sağ duyu ile hareket ediyoruz. Biz o bölgedeki köylerimizi dün olduğu gibi bu gün de yarında kucaklıyoruz. Varsa bir sorun bu hepimizin sorunu.
Yetkililerle konuşarak çözülmeyecek hiç bir şey yoktur. Önemli olan huzur, kardeşlik, barış ortamını el birliği ile gönül birliği ile hep birlikte muhafaza etmemizdir. Bizler sevgi saygı medeniyetinin çocuklarıyız. Elemeğiyle, alın teriyle rızkını kazanan köylümüz baş tacımızdır.

 "Zile’de olaylı HES eylemi"Resimleri İçin Tıklayın

16 Mar 2015

ZİLE SÜT ÜRETİCİLERİ BİRLİĞİNE ''MEKTUP'' "Özkan Yılmaz"


ZİLE DE SÜT’ÜN SORUNLARI   "Abbas KUL"
(1) 
Zilenin evladıyız,doğal olarak ilçemizin ortak menfaatlerini düşünmek zorundayız.Ben her zaman öyle düşündüm ve ilelebette düşüneceğim.Yıllar içerisinde duyarlı oldum,problemlerle veya yapılması gerekenlerle ilgili çeşitli platformlarda yada durumlarda görüşlerimi paylaştım.Eski Belediye Başkanları Nurettin Türkyılmaz,Şükrü Serimer,Murat Ayvalıoğlu,Lütfi Vidinel'e enaz birer kere mektup yazmış,ilçemizle ilgili çeşitli duygu ve düşüncelerimi açıklamıştım.Başta Hulusi Serezli olmak üzere,Zile Haber sitelerine birçok yazı göndermiş,Ziletv ile de zaman zaman irtibat halinde olmuşumdur.
Gurbette memur olmam Beni Zileden kopartmamış aksine daha da bağlı kılmıştır.Düşüncelerimi paylaştığım konu yani Süt Üreticileri Birliği ve sorunları mesleğim.1980 yılında öğretime başladığım Ziraat Meslek Lisesinden itibaren,geçen yıl emekli olana kadar tam 35 yılım geçti Tarımda.
Zilemizin bugünlerde olması ve kalkınamamasını,ilçe insanlarımızın kendini yeterince Zileyle ilgilenmemesine bağlıyorum.Tabiri caizse''nemelazımcılık'' had safhada.Dün ne isem bugünde yarında nemelazımcı olmayacağım ve paylaşımda bulunacağım.
Bu bir zorunluktur.
 (2) 
Abbas Kul hocamın''Zilede sütün sorunları'' yazısını evvelki gün okudum ve her zamanki gibi yine üzüldüm.Cereyan eden hadiseler,Zile sitesine 3 yıl önce gönderdiğim ''Uyandırılamayan Potansiyel'' ve Zile(Demisiniz)yazılarımla paralellik taşımaktadır.
Orada da, 1.500.000 dekarlık(dönüm:1000 metrekare)köyleriyle beraber toplam araziye sahip Zilemizin,Tarım ve Hayvancılıktan yeterince pay alamadığını ve bunları haketmediğimizi ifade eden yazı yazmıştım.1970 yılında 32.000 nüfusu olan,birçok esnaf ve sanatkarın barındığı,tarım ve hayvancılık potansiyelinin çok yüksek olduğu,panayırı olan,pekmezi ve leblebisi meşhur olan,yüksek seviyede okumuş insanı olan ve devletin önemli kademelerinde yetkisi bulunan bürokratların çok olması,tarih ve kültürü bol bulunan,çevre ilçelerin ticari merkezi konumundaki Zile şimdi böyle olmamalıydı.Dediğim gibi bunun sebebi nemelazımcılık ve Zilemiz siyasilerinin yeterince ilgisizliğidir.
Canım yanarak feryat figan ediyor ve çağrıda bulunuyorum.Lütfen bundan sonra biraz ilgilenelim Zilemizle.Yazıların ,makalelerin,görüş ve beyanların amacı;insanları sağduyuya çağırarak harekete geçirmektir,pozitif işlerin ortaya çıkmasını sağlamaktır.
İlçemize faydamız olmasını temin etmek,doğup büyüdüğümüz ekmeğini yediğimiz memlekete minnet borcumuz bulunmaktadır.35 yıldır, yılda 15 gün memlekette bulunan ve dışarda olan bir insan olarak, ben öyle düşünüyorum.
 (3)
Süt üreticileri birliğinin kurulması ve orada çalışan insanların fedakarca çalışmaları Zilemiz için güzel bir düşencedir.Şuan itibarıyle günlük 15-20 ton süt toplanması yeterli olmayıp, tam amacına ulaşmak değildir.Birliğinde benim gibi düşündüğünü tahmin etmekteyim. Hedef enaz 50 ton günlük süt tedarik etmek ve mandıra usülüyle ürünlerin değerlendirilmesidir.
Şuan 250 olan üye sayısı veya belirtildiği gibi üretim yapan bu sayının üzerine çıkılarak,400-500 hatta 1000 kişiye ulaştırılması ve daha çok kişinin ekmek yemesidir.Süt üreticiliği yapmak,yılın 12 ayında çiftçinin cebinde cüzide olsa para bulunması demektir.Besicilik yaparsınız 10-15 ay beklersiniz,tarım yaparsınız hasadı beklersiniz.Bunda engeç 40-50 gün sonra paranızı alırsınız.Dolayısıyle üreticilerimizde para sirkülasyonu sözkonusudur.
(4)
Ahırların teknik şartlara uygun olmaması,kültür ırkı hayvanlarla üretim yapılmaması,hayvancılığın çiftçilerde birinci geçim kaynağı olarak görülmeyip yan gelir olarak düşünülmesi,para harcamadan fazla gelir elde edinilmesi düşüncesi,üreticilere yeteri kadar uzman kuruluş veya kişilerce koordine edilememesi gibi temel konular önemli olmakla birlikte,Zilemiz üreticilerinde baş gösteren önemli 2 eksik konu,yeteri kadar bilgiye sahip olmamak ile kendi kaba yem üretimlerini sağlayamamaktır.
Çünkü kendi yeminizi üretmediğiniz zaman,hayvancılık girdilerinin %70 ini yem parası tutar.Buda kazanılması gereken paranın az kazanılması anlamındadır.Çiftçilerimizi bıkarak usandırarak eğitim işine ayaklarına gidilmek suretiyle,ısrarla gidilmelidir.
Bilgilerle,gezilerle çiftçiler ikna edilmeli,yönlendirilmelidir.Eğitim başarının aynası ve yarısıdır.10 tane kırma yada yerli ırkla üretim yapmakla 3 tane kültür ırkı saf hayvanlarla üretim yapmanın amaca daha uygun ve faydalı olacağı kabul ettirilmelidir.Silajlık mısır(yeşil mısırın turşusu),fiğ,yonca,korunga,hayvan pancarı,arpa,tritikale(çavdarla arpanın melezi yem bitkisi)gibi kaba yem bitkilerinin faydaları ve ekim alanlarının arttırılması çiftçiler nezdinde mutlaka sağlanmalıdır.
Verimi etkileyen basit faktörlerden iki taneside şunlardır.Hemde çiftçilerin masrafsız şekilde sağlayacakları şartlardır.Ahırların havalandırma bacalarının olması ve önlerinde devamlı içme sularının bulunmasıdır.Bu 2 etmenin bile üretimi%15-20 artırdığı bilinen bir gerçektir.Köylülerimiz hayvanları üşümesin diye kapı baca örtülür ve günde bir defa içmek için hayvanları sulamaya götürürler.Bunlar fevkalade yanlış olup,defalarca eğitimlerle anlatılarak kabul ettirilmelidir.
(5)
Birlik bünyesinde görev alacak üye çiftçiler arasında uyum ve kordinasyonu sağlayacak konu uzmanı fedakar bir insan gerekirse 24 saat bu işle meşgul olmadığı sürece,mutlak başarıdan söz edilemez.Hayvancılık topyekun fedakarlık isteyen meslektir.Şuan itibarıyle bahsedilen 20 ton günlük süt üretim ve toplanması 50 hatta 70,100 tona çıkarmak bile mümkündür.
Kaba yem üretiyorlarsa bunun 2-3 katının üretilmesi mümkün olup kazanılan paranında enaz 2-3 katına çıkarılması olasıdır.İnşallah umut ediyorum ileride böyle olur.Yazılacak konuşacak konu çok olup ,kısa tutmakta fayda vardır.Konuya başta Zile Süt Üreticileri Birliği olmak üzere, konuyla muhatap olan kurum ve kişilerin duyarsız kalmayacağını ümit etmek istiyorum.Saygılarımla üreticilerimize bol kazançlı günler diliyorum.

ÖZGEÇMİŞİM
1984 Amasya Ziraat Meslek Lisesi makine bölümü,1998 yılı AÖF Tarımönlisans mezunuyum.29 yıllık çalışmadan sonra,Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığından 2014 yılında Tekniker olarak emekli oldum.1985-2002 Afyonkarahisar,2002-2006 Amasya ve 2006-2014 yılları arasında Aydında görev yaptım.1985-20010 yılları arasında 100 kadar çiftçi kursları ve toplantılarında Bakanlık öğreticisi olarak çalıştım.Toplam 8 yıl çeşitli devlet dairelerin tarla şefliğinde yem bitkileri üretiminde bulundum.2000 yılında,Tokat Tarım İl Müdürlüğünde silajlık mısır koordinatörlüğünde çiftçilerle tarlada yüzyüze 30 köyde 6 ay görev yaptım. 1996 yılında 1 ay süreli Adanada Sulama Yayımcısı kursunu aldım.Emekli olduğum Aydın Söke Tayem Müdürlüğünde, 2010 yılında 70 başlı Hayvancılık Şubesinde süt yetiştiriciliği konusunda görev yaptım. 


0(531)407 88 30

Zile’de olaylı HES eylemi

 
 

Zile'de Çekerek Irmağı üzerine 3 hidroelektrik santrali kurulacak olmasına tepki amacıyla düzenlenen gösteride olay çıktı.
Zile’de  Çekerek Irmağı üzerine 3 hidroelektrik santrali (HES) kurulacak olmasına tepki amacıyla düzenlenen gösteride şantiye binasını taşlayan gruba, güvenlik güçleri müdahale etti.
HES protestosu için Zile ve İstanbul ile Yozgat'a bağlı bazı köylerden ve İstanbul' dan otobüslerle ilçeye gelenler, Yapalak köyünde buluştu. HES şantiyesine yürümek isteyen grup, yolu kapattı.
Uyarılara rağmen yolu açmayan gruba güvenlik güçleri müdahale etti. Grup, daha sonra Narlıkışla köyü yakınlarındaki HES şantiyesi önüne geldi. Burada eylemine devam eden gruptaki kişilerden bazıları, şantiye binasını taşladı.
Grup, yetkililerle yapılan görüşmelerin ardından eylemini sonlandırdı.
Göstericiler Eyleme müdahale etmek için olay yerine Jadarma ekiplerini  götüren  Zile belediyesine ait Yolcu otobusünü ve itfaiye aracını da tahrip ettiler. Belediye otobüsü ve itfaiye aracı kullanılamaz hale geldi.
Belediye otobüsünün hasar görmesi yüzüden gün boyu Zile - Tokat arasında yapılan tarifeli yolcu otobüs seferleri  yapılamıyor.

15 Mar 2015

Vefat Haberi " Mustafa GENÇLER"


Turhal Engelsiz ve Sağlıklı Yaşam Derneği kurucu üyesi ve Başkanı,
İstasyon Caddesinde muhkim,Bakırcı Gençler Ticaretin Sahiplerinden Mehmet Abimizin ve Sakine Gençlerin kıymetli  Oğulları, 
Sanayi ve Ticaret Bakanlığından emekli Ali Gençlerin Yeğeni, 
Nil Ulaş Gençlerin biricik eşi,
Dilara,Fazlı Gençlerin pek kıymetli babaları,
İsmail Gençler ,Ahmet Gençler,Sevinç Gençler Bolatkesenin,Sevgili Kardeşleri
Meserret,Mehmet Emin,Betül,Sueda,Gençlerin Amcaları,
Nisa Bolatkesenin Dayısı
Hasanfahri Bolatkesenin kaynı,
Akbanktan emekli,
Kıymetli kardeşimiz ,Zilenin değerli insanı,Mustafa GENÇLER Kalp krizi sonucu Hakkın Rahmetine kavuşmuştur. 
Merhumun cenazesi,16-Mart-2015 Pazartesi  günü (bu gün) öğle namazını mütakiben Musallada kılınacak cenaze namazından sonra, Bahçelievler Asri Mezarlığına defnedilecektir.

Merhuma Cenab-ı Allahtan rahmet diler,
yakınlarına ve tüm sevdiklerine başsağlığı,
Ailesine sabırlar dileriz.